T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Selçuk Devlet Hastanesi
<

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Selçuk Devlet Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek İçin Beslenme Önerileri

Güncelleme Tarihi: 10/09/2020

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ

  Bağışıklık Sistemi Nedir ve Nasıl Çalışır?

Bağışıklık sistemi vücudun doğal savunma sistemidir. Vücudu istilacılara karşı korumak için bir araya gelerek birlikte hareket eden karmaşık bir hücre, doku ve organ ağıdır. Sağlıklı bir bağışıklık sistemi öncelikle bunların vücuda girmesini engelleyen bir bariyer oluşturarak bizi korur. Sağlıklı beslenme, hareketli bir hayat tarzı, yeterince uyumak ve kronik stresten korunmak bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar.

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için alınabilecek tek bir ilaç yoktur. Bunun yerine, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemek, hayat boyunca bağışıklığı geliştirmeye yardımcı olacaktır.

 BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN;

- Protein ve enerji bakımından yetersiz beslenme durumunda bağışıklık sisteminde görevli yapıların vücudumuzu savunma gücü zayıflar, Bunun için beslenmemizde bağışıklık sistemimizin güçlenmesine yardım edecek yeterli protein almaya, özellikle süt, süt ürünleri, yumurta gibi, proteinleri tüketmeye dikkat etmeliyiz.

- Alkol ve sigara tüketiminin organizmanın savunması üzerinde olumsuz etkiler yaptığı kanıtlanmıştır.

- Uyku sırasında vücudumuz ve beynimiz dinlenirken bağışıklık sistemi dinlenmez. Aksine işgalci organizmalara hazırlık yapar. Eğer iyi dinlenilmezse bağışıklık sistemi bozulabilir.

- Vücudumuzda, hücredeki çeşitli kimyasal tepkimeler sonucu açığa çıkan serbest radikaller adı verilen doğal yan ürünler vardır. Serbest radikaller, bağışıklık sisteminin önemli parçasıdırlar, damarlar boyunca dolaşır ve yabancı istilacılara saldırırlar. Ancak vücudumuzda fazla bulundukları zaman tehlikeli olurlar. Bu nedenle, serbest radikallere karşı ilk savunma hattımız olduğu düşünülen C ve E vitamini, beta-karoten içeren besinleri de sıkça tüketmeliyiz.

- Limon, portakal, mandalina, biber, maydanoz, kivi ve greyfurt bol miktarda C vitamini; ayçiçek yağı, kuruyemiş türleri de E vitamininden zengin besin maddeleridir. Turuncu, kırmızı ve yeşil sebze ve meyvelerde bol miktarda bulunan beta karoten de bağışıklık sistemi hücrelerinin sayısında önemli derecede artış sağlar. Bu vitamini içeren gıdaları tüketmekle hem bağışıklık sistemini güçlendirmiş hem de kanserden korunmuş oluruz.

- Beta karoten vücutta A vitaminine çevrilerek dolaylı yarar da sağlamaktadır. A vitamini, havuç, ıspanak, kabak ve domateste vardır. A vitamini kandaki beyaz hücre aktivitesini artırarak kanser tümörleriyle savaşmaya yardım eder. A vitamininden zengin diğer besinler karaciğer, havuç, ıspanak, brokoli, marul, kayısı ve kavundur.

- Vücut için vitaminler kadar önemli bir diğer grup minerallerdir. Mineraller kemik, diş, yumuşak doku, kas, kan sinir hücrelerinin yapısında bulunur. Kalsiyum, iyot, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, selenium, sodium, çinko en önemlileridir.

- E, C, A ve B6 vitaminleri ile beta-karoten ve çinko minerali bağışıklık hücrelerini serbest radikallerden zarar görmekten korumanın yanı sıra (antioksidan özellik) kalp-damar hastalıkları, kanser ve katarakta karşı koruyucu olduğu bilinmektedir. Başka bir antioksidan olan yani hücreleri zarar görmekten koruyan madde olan C vitamininin yetersizliğinde çeşitli bağışıklık sistemlerinin bozulduğu görülmüştür. Ayrıca C vitamini, sigaranın akciğerlerdeki lenfositlere vereceği zararı önler. B6 vitamini bağışıklık ve sinir sistemlerinin düzenli çalışmasına yardım eder, folik asitse vücudu savunmak için savaşan alyuvarların yapımında görev alır.

- Minerallerden çinkonun; bağışıklığı güçlü tutmada önemli rolü vardır. Vücutta enfeksiyon olduğu zaman bağışıklık hücrelerini çoğalması ve hücreleri harekete geçiren kimyasal maddelerin salgılanması için çinkoya gereksinim duyarız. Aynı şekilde demir, bakır ve selenyum da bağışıklık sistemini iyi çalışması için gereklidir.

- Bununla birlikte omega 3 yağ asitleri adı verilen ve balıkta bolca bulunan yağ asitleri ve proteinli gıdalarda aldığımız arginin amino asidi, bağışıklık sistemimiz için önemli besin kaynaklarıdır.

- Vitaminler ve mineraller; iklim, toprak, ürün toplama yöntemleri, taşıma ve depolama gibi çok sayıda faktör meyve ve sebzelerde vitamin kaybına yol açabilmektedir. Bu durumda sağlığımız için gerekli olan vitaminleri dışardan yani çeşitli ilave vitamin takviyeleri ile sağlamamız gerekmektedir.

- Ayrıca bağışıklık sistemini oluşturan hücrelerin organizmadaki hareketlerini sürdürebilmeleri için günde en azından 2-3 litre su içilmesinde fayda vardır.

- Serbest radikallere karşı savaşmak için aldığımız bütün besinler önemlidir fakat bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla bir diyet planlıyorsak yağ ve kolesterol tüketimi, protein alımı ve diyet lifi de en az aldığımız besinlerin çeşitliliği kadar önemlidir. Bu noktada yağlı ve bol salçalı etlerden ve fazla miktarda şeker tüketiminden de kaçınmak gerekir.

Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak bize aşağıdaki avantajları:

- Enfeksiyonların şiddetini azaltacaktır. Böylelikle özellikle savunma hücreleri henüz tam gelişmeyen bebeklerin, mikrop taşıyan diğer çocuklarla temasın fazla olduğu okul çağındaki çocukların ve bağışıklık azalmaya başladığı için yaşlıların enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riskini azaltacaktır.

- Soğuk algınlığı, nezle ve diğer enfeksiyonlara yakalanma olasılığını azaltacaktır.

- Kanser hücrelerinin yok edilmesini en yüksek seviyeye çıkaracaktır.

- Toksik kimyasalların birikmesini önleyerek enerji düzeylerini artıracaktır.

- Vücudu çevredeki radyasyon ve hava kirliliği gibi durumlardan koruyacaktır.

- Yaşlanma sürecini yavaşlatacaktır.